Kamu Kaynaklarının Tasarruf Tedbirlerine İlişkin Bir Öneri: ULUSAL KEŞİF ARACI

Herkese merhabalar,

Türkiye’de 2018 yılı ekonomik darboğazın yarattığı buhran, kütüphane bütçelerini doğrudan etkilediği malumunuzdur. Döviz kurlarında yaşanan sarsıcı ve öngörülemeyen yükseliş, bütün kütüphane türlerini etkilese de bu süreçte üniversite kütüphanelerinin daha çok etkilendiği sugötürmez bir gerçekliktir.

“Döviz kurlarında yaşanılan fahiş yükselişin, Türkiye’de üniversite kütüphanelerinin hizmet trafiğine etkisi” her ne kadar, başlı başına bir araştırma konusu ve alanı olsa da cılız ve birbirini tekrar eden “bilimsel üretimlerimiz” karşısında, bilim ve teknoloji ithalatının dayanılmaz acısını yaşamakta; ağrıya bağlı sancılar çekmekteyiz!

***

Üniversite kütüphaneleri, ekonomik buhrana bağlı olarak, 2018 yılında abone oldukları veri tabanları ödemelerinde bir hayli zorlanmış, bu durum kaçınılmaz olarak kütüphanelerin önümüzdeki yıllar için birtakım aksiyonlar almasını zorunlu kılmıştır. Tahmin edeceğiniz üzere alınacak aksiyonlardan biri de abone kaynaklarda daralmaya/küçülmeye gitmek olacaktır.

Kanımca, 2018 yılı sonlarında yapılacak veri tabanı istatistik çalışmaları, önceki dönemlere nazaran, aboneliklerin sürdürülmesi noktasında çok da geçerli etki yaratmayacaktır. Bir başka deyişle önceki yıllara göre daraltılmış bütçe olanakları ile birçok veri tabanının abonelik iptali söz konusu olacaktır.

Bir yandan veri tabanı aboneliklerinin mutlak sürdürülmesini talep edecek kullanıcı kitlesi öte yandan reel bütçe olanakları, akademik camia açısından kaçınılmaz öncelik çatışmasını beraberinde getirecek ve kütüphane(ci)leri epeyce bir zorlayacaktır.

Bütçe olanakları göz önüne alındığında, veri tabanları abonelikleri başta olmak üzere kütüphane hizmet trafiğini aksatmamak kütüphane(ci)lerin temel arzusudur. Tam da bu noktada rasyonel bir seçim yapmak kaçınılmaz olacaktır.

***

Kullanıcı açısından her veri tabanının kendine özgü avantajlara sahip olması olasıdır. Öyleyse hizmet trafiğinde önemli ölçüde yer tutan veri tabalarının aboneliklerini iptal ettirmek yerine daha başka çözümler de düşünülmelidir.

Üniversite kütüphanelerinde kullanılan Keşif Araçları’nın kullanıcıya sunduğu olanaklar yadsınamaz türdendir. Basılı ve elektronik tüm kaynakların, Keşif Araçları’yla tekbir ara yüzden taranıyor olması, zamandan tasarruf başta olmak üzere kullanıcıya müthiş kolaylıklar sunmaktadır.

Ancak, kütüphane bütçelerinden Keşif Araçları’na hatırı sayılır bir bütçe ayrılmaktadır. Kütüphanelerin bu ekonomik buhran karşısında, birtakım veri tabanlarının aboneliklerini sürdürmek adına, Keşif Araçları’nın aboneliklerini iptal ettirmeye yönelik bir aksiyonları olabilir, bu durum kaçınılmaz olarak da kullanıcının alışıla gelen “bilgi arama davranışına” doğrudan etki edebilir!

 

***

Bu yazı üstünde çalışırken yaptığım araştırmalarda kullanılan Keşif Araçları’nın neredeyse tamamı, bilgi eksikliğim varsa lütfen beni uyarınız, yurt dışı kaynaklı firmalar tarafından Türkiye’ye pazarlanmaktadır.

***

Yukarıdaki yazılanlar bağlamında aklıma gelen, yazının yazılmasına vesile olan ve birçok sorunun anaçlığını üstlenebilecek tek soru şudur:

ULUSAL KEŞİF ARACI ÜRETMEK OLANAKLI DEĞİL MİDİR?

TÜBİTAK, YÖK ya da başka herhangi bir kamu kurumunun KEŞİF ARACI üreterek üniversite kütüphanelerine, diğer kütüphane türleri de ihtimal dahilinde, tahsis etmeleri, kamunun yılda yüzbinlerce dolardan tasarruf etmesi anlamı taşımaktadır.  Bu tasarrufu sürdürülebilir ekonomi çerçevesinde düşünürsek, “üretmenin” ne denli hayati bir öneme sahip olduğunu anlamak; üretmenin önemini anlatan sözcükleri bir araya getirmekten, kanımca daha kolay bir iştir!

Bu bağlamda gerekli mercilerin konuyu önemsemesi ve üretime dönük çalışma yapması ümidini taşıyarak…

Saygılarımla.

 

Paylaşmak önemsemektir!

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir