“Gücünüz Yettiğince Kuvvet Hazırlayın”: Web of Science Verileriyle İran’ın Ambargoya Rağmen, ABD/İsrail’e Karşı Bilimsel Direnişi

2025-2026 yıllarında Orta Doğu’da tırmanan ve ABD-İsrail ile İran arasında doğrudan çatışmaya dönüşen savaş, bölgenin bilimsel ekosistemini de derinden etkiledi. Laboratuvar hasarları, bilim insanlarının yer değiştirmesi ve uluslararası işbirliğinin zorlaşması gibi faktörler, bilimsel üretkenliği tehdit ediyor. 

Bu çalışma, aslında kişisel bir merak sonucu ortaya çıktı. Haziran 2025’teki 12 gün savaşlarında medya başta olmak üzere, tüm iletişim kanalları İran’ın biteceğini, yok olacağını sıkça dile getiriyordu. Ancak İran, sanki Enfal Suresi’nin 60. Ayet’inin gereğince, on yıllardır bu savaşa hazırlanıyormuşçasına gardını almış. Bilimsel çalışmaları da bunun en somut göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim İşgal rejimi İsrail’in ABD’ye baskılarıyla ateşkes ilan edildi. Şubat 2026’daki ikinci rauntta, bu sefer ABD/İsrail var güçleriyle saldırıya geçti. 3 günde değişecek dedikleri rejim, ciddi kayıplar vermesine karşın olağanüstü bir direniş sergiledi, sergilemeye devam ediyor!

Çalışmada, Web of Science Core Collection verilerini temel alarak 2016-2025 dönemini inceledim. Amaç, son on yılda üç ülkenin bilimsel işbirliği, yayın kategorileri, açık erişim durumu ve citation topics gibi unsurları nesnel verilerle değerlendirmek.

  1. Web of Science Verilerine Göre 2016-2025 Yılları ABD, İran ve İsrail’in Bilimsel Çalışmalarının Kategorik Dağılımları (İlk 25)

Bu grafik, üç ülkenin en çok yayın yaptığı Web of Science kategorilerini ilk 25’te gösteriyor.

ABD; Onkoloji, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Cerrahi, Klinik Nöroloji ve Nörobilimlerde çok güçlü.

İran; Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Malzeme Bilimi, Çevre Bilimleri, Enerji Yakıtları ve Kimya’da öne çıkıyor.

İsrail; Onkoloji, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Bilgisayar Bilimleri, Malzeme Bilimi ve Multidisipliner Bilimler’de güçlü.

Üç ülke de uygulamalı bilimler ve sağlık alanlarında yoğunlaşmış. Savaşın özellikle mühendislik ve enerji alanlarındaki araştırmaları sekteye uğratma riski yüksek.

2. Web of Science Verilerine Göre 2016-2025 Yılları ABD’nin Citation Topics Makro ve Mikro Alandaki Bilimsel Çalışmaları (İlk 25)

ABD; Clinical & Life Sciences makro alanında çok güçlü. Mikro konularda Coronavirus Research, Checkpoint Inhibition, HIV/AIDS Prevention ve Deep Visual Recognition gibi konular yüksek çıktıya sahip. Sosyal bilimler (LGBTQ+ Intersectionality, Racial Identity, Trauma) ve yapay zekâ konuları da belirgin. Bu, ABD’nin hem temel sağlık araştırmalarında hem de ileri teknoloji ve toplumsal konularda önemli çalışmalar yaptığını gösteriyor.

3. Web of Science Verilerine Göre 2016-2025 Yılları İran’ın Citation Topics Makro ve Mikro Alandaki Bilimsel Çalışmaları (İlk 25)

İran’ın en güçlü makro alanı Electrical Engineering, Electronics & Computer Science. Kimya, Malzeme Bilimi ve Mühendislik konuları baskın. Mikro konularda Smart Grid Optimization, Green Heterocycle Synthesis, Nanofluid, Coronavirus Research ve Seismic Concrete Structures gibi konular öne çıkıyor. Enerji, malzeme ve deprem mühendisliği alanlarındaki yoğunlaşma, İran’ın ulusal önceliklerini yansıtıyor.

4. Web of Science Verilerine Göre 2016-2025 Yılları İsrail’in Citation Topics Makro ve Mikro Alandaki Bilimsel Çalışmaları (İlk 25)

İsrail’de Clinical & Life Sciences ve Physics makro alanları önde. Mikro konularda Coronavirus Research, Trauma and PTSD, Galaxy Evolution, Scriptural Interpretation ve Inflammatory Bowel Disease gibi konular yüksek etki yaratmış. Sosyal bilimler (Jewish Identity, Racial Identity) ve bilgisayar bilimleri (Cryptographic Protocols, Graph Theory) de güçlü. Bu tablo, İsrail’in hem tıbbi hem de temel bilimlerde üretim yaptığını ortaya koyuyor.

5. Web of Science Verilerine Göre 2016-2025 Yılları ABD, İran ve İsrail’in Bilimsel Çalışmalarının Open Access Durumları

ABD: Tüm yayınların %42’si açık erişim. Gold Open Access oranı %17,6. En aktif yayıncılar Elsevier, Springer Nature ve Wiley.

İran: %34,5 açık erişim oranı. Green Submitted oranı %25,6 ile dikkat çekiyor.

İsrail: %45,3 açık erişim oranı (en yüksek). Green Submitted %34,4 ile oldukça yüksek.

Açık erişim oranlarının genel olarak yüksek olması olumlu. Savaş döneminde bilimsel bilginin hızlı ve engelsiz paylaşımı daha da kritik hale geliyor.

Şu görselde dikkatinizi çeken daha başka şeyler var mı? Hmmmmmmm. “Varrrrrrrr” denildiğini duyar gibiyim. Ah şu kapitalist bilim! Ah şu kısır döngü!

6. Web of Science Verilerine Göre 2016-2025 Yılları ABD, İran ve İsrail’in Bilimsel Çalışmalarda İşbirliği Yaptığı Ülkeler (İlk 25)

ABD en çok Çin (609.583), İngiltere, Kanada, Almanya ve Fransa ile işbirliği yapmış.

İran en çok ABD (44.501), Çin, Kanada, Avustralya ve İngiltere ile çalışmış. Yaptırımlara rağmen ABD ile bile ciddi ortak yayın sayısı dikkat çekici.

İsrail en çok ABD (68.448), Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa ile işbirliği yapmış.

Bu veri, siyasi gerilimlere rağmen bilimsel işbirliğinin bir ölçüde devam ettiğini gösteriyor. Özellikle İran’ın ABD ile ortak yayın yapması, “görünmez bilim diplomasisi”nin varlığına işaret ediyor.

7. Web of Science Verilerine Göre 2016-2025 Yılları ABD, İran ve İsrail’in Bilimsel Çalışmalarda İşbirliği Yaptığı Ülkelerin Ortaklık Durumları

ABD’nin işbirliği ağı en geniş ve çeşitlidir; Avustralya, Brezilya, Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Hollanda, Çin gibi birçok ülkeyle yoğun ortak çalışma yürütmüş.

İsrail’in ortaklıkları büyük ölçüde Batı ülkelerine (ABD, Almanya, İngiltere, İtalya, Fransa) yoğunlaşmış.

İran’nın ise dünyanın en önde gelen ülkelerin 47 yıllık ambargosuna rağmen bilimsel ağı çok geniş.

Dikkat çekici nokta, üç ülke arasında doğrudan ortak yayınların çok sınırlı olması. Jeopolitik gerilimler, özellikle İran ile ABD/İsrail arasında bilimsel köprüleri zayıflatmış görünüyor. Bu da son derece doğaldır. Bu tablolarda toplumsal inanç kabullerinin yansımalarını da görmek olanaklıdır. Özellikle de İran’ın Müslüman ve komşu ülkelerle yakın işbirliği, bilimsel çalışmalara da yansımış.

Sonuç

Web of Science verileri, 2016-2025 döneminde ABD, İran ve İsrail’in bilimsel olarak oldukça üretken olduğunu ve belirli alanlarda küresel katkı sağladığını gösteriyor. Ancak mevcut savaş, bu üretkenliği doğrudan tehlikeye atıyor. Laboratuvarların hasar görmesi, bilim insanlarının güvenliğinin tehdit altında olması ve uluslararası fonların kesilmesi, uzun vadede bilimsel ilerlemeyi yavaşlatabilir.

Bilim, tarih boyunca sınırları aşmıştır. Bu veriler, gerilim dönemlerinde bile işbirliğinin bir miktar devam ettiğini gösterse de kalıcı barış olmadan gerçek anlamda küresel bilim diplomasisinin gelişmesi zor görünüyor.

Son kertede, haydut ABD/İsrail ve kuklalarına karşı, onurlu mücadele veren “Direniş Cephesi”nin her alanda muzaffer olmasını yürekten dilerim.

Direniş cephesi de kim?

Ölümü, boyun eğerek zillet içinde yaşama yeğ tutan onurlu insan topluluğu!

Paylaşmak önemsemektir!


Kütüphaneciler için adım adım ihale rehberi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

1 yorum

    • Kazım ŞENTÜRK on 04/04/2026 at 18:10
    • Cevapla

    Merhabalar,
    Bilimsel emperyalizmin ve çeşitli ambargoların belirgin biçimde etkili olduğu küresel sistemde, İran’ın ortaya koyduğu bilimsel ve teknolojik performans mazlum ülkeler için örnek teşkil etmektedir. Kaleminize sağlık.

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.


Kütüphaneciler için adım adım ihale rehberi sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin