Kataloglamada Sistematik Konu Başlığı Şablonları ve Gerekliliği Üstüne

Herkese merhabalar,

Kazım Şentürk’ün “Bir Kişi Günde 100 Adet Kitap Kataloğu Yapabilir Mi? Meslek Standartlarının Oluşturulması Gerekiyor” başlıklı yazısını okudum. Mesleğe dair duyarlılığını bildiğim bir meslektaşım olarak haklı sitemini anlıyor; sitemine ve önerisine katılıyorum!

Türkiye’de ne zaman “kütüphane” ya da “kütüphanecilik”ten dem vurulsa, sorunsallar sarmalı çıkıveriyor karşımıza. Çağdaş kütüphane binaları,  bütçe miktarı, nitelikli personel eksikliği, yetersiz istihdam, mesleki standardizasyon eksikliği, ehliyete/liyakate dayalı olmayan atama kriterleri, uygulamaya dönük bilimsel üretim yetersizliği sorunsallar sarmalının başlıcalarını oluşturmaktadır. Kütüphane hizmet trafiğini bütünsel açıdan aksatan diğer sorunları uzun uzadıya yazmaya gerek yoktur.

Kazım Şentürk’ün yazısında ifade ettiği, “Bir kişi günde 100 adet kitap kataloğu yapabilir mi? Sorusunu yanıtlamak için, şapkamızı önümüze koyup, soruyu etraflıca düşünmeliyiz. Kanımca sorunun içeriği “Evet, yapılabilir.” ya da “Hayır, yapılamaz.” yanıtlarından çok daha ötededir.

Teknolojinin bizlere sunduğu olanaklara ve kullanılan otomasyon programlarına koşut günde 50, 70, 80 ya da 100 adet kataloglama yapılması olasıdır. Ancak burada üzerine yoğunlaşmamız gereken asıl konu, kataloglamanın niteliğidir.

Kataloglamada “nitelik-nicelik” aritmetiğinin/dengesinin çıktısı, günlük katalog sayısının belirlenmesinde önemli bir role sahiptir.

***

Kütüphanenin kataloglama politikasına ve kütüphanecilik standartlarına uygun, kullanıcı gereksinimlerini karşılayabilen nitelikli kataloglama ile birlikte, kataloglarda nicelik, yüksek oranda tutula biliyorsa ne âlâ!

Nicelik ve niteliği yüksek kataloglarda, doğal olarak üç önemli unsur karşımıza çıkmaktadır. Bunlar:

  • Kütüphanelerin kataloglama politikası
  • Kütüphanecilik standartları
  • Kullanıcı gereksinimleridir.

Bu unsurların her biri ayrı bir tartışma konusu olsa da ilk iki unsur için;

Kütüphanelerde sıkça eksikliği hissedilen kataloglama politikaları, kataloglamaya ilişkin uygulanacak ilkelerin belirlenmesi açısından son derece önemlidir. Zira kütüphane politikalarının, kataloglamada niceliği ve niteliği artırdığı sugötürmez bir gerçekliktir. Kütüphanelerimizin kaçında kataloglama politikası mevcuttur? diye bir soru yöneltilse sanırım pek çok kütüphanemizde olmadığını söyleyebiliriz.

Bunun yanı sıra kütüphanecilik standartları bağlamında bir kataloglama politikası örneği oluşturmak çok yerinde bir iş olacaktır. Sivil toplum kuruluşlarımız bu çalışmanın öncülüğünü üstlenseler ne de hoş olur!

Yazının kaleme alınmasına vesilen olan asıl neden üçüncü unsurdur. Yani, kullanıcı gereksinimlerini karşılayacak katalogların hazırlanmasıdır.

***

Kütüphanecilikte tüm birimler birbiriyle paslaşarak, birbirine bağlı hizmetler üretirler. Sağlama-kataloglama-referans hizmetleri adeta kütüphaneciliğin muhteşem üçlüsünü oluşturur. Bu birimlerin iş akışlarını ve başarılarını birbirinden ayırmak olanaklı değildir. Sağlama hizmetlerindeki başarı kataloglama hizmetlerini; kataloglama hizmetlerindeki başarı da doğrudan referans hizmetlerini etkilemektedir.

Ancak çoğu kütüphanede – katalog kayıtlarında gördüğüm eksiklikler, meslektaşlarımdan edindiğim bilgiler- kataloglama birimi ile referans hizmet birimi arasında, kataloglama işlemlerinden kaynaklı iletişim eksikliği yaşandığını göstermektedir.

Kataloglama, kütüphanecilik mesleğinin inceliğidir. Birçok kütüphanede kataloglama işleminin inceliğini görmek olanaklı olmadığı gibi alaylısı, çantadan yetişmesi ve dahi mekteplisinin kataloglama işini/işlemini önemseme düzeyi tartışma götürür bir konudur. (Alaylı ve çantadan yetişme olanların kataloglama yapıyor olması da apayrı bir tartışma konusudur.)

Ayrıntıya inilmeyen kataloglar, sistematik ve bütünsel olmayan konu başlıkları, genelde kullanıcının özelde de referans kütüphanecisinin beklentilerini ne yazık ki karşılayamamaktadır.

Kataloglama politikasının eksikliğinden kaynaklı olmalı ki bir kütüphanede aynı alanda ve konuda birbirinden ayrımlı “bağımsız kataloglar”; birbirinin yanlışını tekrar eden “kopya kataloglar” ve dahası…

***

TO-KAT’ta basit bir konu hakkında sorgulama yaptığınızda, çoğu kez karışılacağınız manzara yazıyı meramımızı destekler niteliktedir.

Türk edebiyatındaki bütün romanlara yalnızca “Türk romanı” ya da “Türk edebiyatı—Roman” konu başlığı vererek kullanıcıya nasıl bir hizmet sunmuş olabiliriz? Sizce de bu durum kullanıcı açısından bir sorun oluşturmaz mı?

Ya da örneğin Türk edebiyatındaki ilkleri neredeyse duymayanımız yoktur. LYS, KPSS, ALES vs… sınavların vazgeçilmez soru tiplerindendir. Türk edebiyatında ilk psikolojik roman unvanına sahip Mehmet Rauf’un “Eylül” kitabını TO-KAT’ta taramanızı rica ediyorum.

Diğer Marc alanlarını geçtim, sadece verilen konu başlıklarına göz gezdiriniz.

Türk edebiyatında bilinen ilk psikolojik roman olmasına karşın, “Psikolojik roman” konu başlığını veren o kadar çok az sayıda kütüphane var ki…

Oysaki kullanıcı bizden çok daha ayrıntısını istemekte ve haliyle de beklemektedir.

***

Herhangi bir kütüphanede kullanıcıyla şöyle bir diyaloğun olduğunu varsayalım:

Kullanıcı: Merhaba. Ben Türk edebiyatı klasiklerinden psikolojik bir roman okumak istiyorum. Yardımcı olur musunuz?

(Ya da Rus edebiyatından psikolojik roman okumak istediğini düşünelim. )

(Ya da Amerikan edebiyatından dünya klasiği bir polisiye roman okumak istediğini…)

Kütüphaneci: Türk edebiyatı—Roman konu başlığından taratın… PL248 alanı Türk edebiyatına aittir… Dilerseniz raflarımızı gezebilirsiniz.

Kullanıcının bu yanıt karşısındaki tavrını tahmin etmemiz zor olmasa gerek!

Eğer referans kütüphanecisinin muhatap olacağı soru, yetkin ya da ilgi duyduğu bir konu değilse inanın vereceği yanıt yukarıdakinden çok da farklı olmayacaktır.

İstediğiniz zaman test edebilirsiniz!

Tam da bu noktada edebiyat kitapları başta olmak üzere, birçok disipline ilişkin; eğitim, din, sosyoloji, psikoloji vs… gibi alanlarda konu başlığı şablonları geliştirmek; Sistematik konu bütünlüğünü sağlayacak konu başlıkları üstüne çalışmalar yapmak iş süreçlerimizi daha düzenli ve yararlı kılacaktır.

Örneğin aşağıdaki tabloda görüleceği üzere klasik herhangi bir romana ilişkin şablon oluşturmak gibi:

Edebiyat—Edebi tür
(Ulus) klasik—Edebi tür
(Ulus) klasik—Edebi tür niteliği
Dünya klasiği– Edebi tür niteliği
Dünya klasiği—(Ulus) Edebiyat
Dünya klasiği—(Ulus) Edebiyat—Edebi tür
Dünya klasiği—(Ulus) Edebiyat—Edebi tür– Edebi tür niteliği
(Ulus) edebi tür
(Ulus) klasik
Dünya klasikleri
Edebi tür niteliği
Edebi tür niteliği, (Ulus)
Türk edebiyatı—Roman
Türk klasikleri—Roman
Türk klasikleri—Psikolojik roman
Dünya klasikleri– Psikolojik roman
Dünya klasikleri—Türk edebiyatı
Dünya klasikleri—Türk edebiyatı—Roman
Dünya klasikleri—Türk edebiyatı—Roman — Psikolojik roman
Türk romanı
Türk klasikleri
Dünya klasikleri
Psikolojik roman
Psikolojik roman, Türk

Bu şablona göre kullanıcı dilediği yerden soru sorsun!

Burada göze ilk çarpan ve akla gelebilecek soru şudur:

Bu kadar konu başlığı çok değil mi?

Kocaman harflerle, EVET! Hele de Türkçe konu başlıkları yanında İngilizce konu başlıkları da veriliyorsa, kuşkusuz kabarık bir konu başlığı görünümü oluşmaktadır.

Sınıflama sisteminin (LC, DOS) konu başlıklarını kullanarak kullanıcıya hizmet veren kütüphanelerin yaklaşımları elbette ki kütüphanecilik standartları açısından kabul edilebilir bir davranıştır. Ancak gerek kullanıcı profili, gerekse sistematik konu bütünlüğü sağlaması açısından salt sınıflama sistemlerinin konu başlıklarını kullanmanın yeterli olmayacağını düşünüyorum.

 Bu bağlamda, kullanıcı gereksinimlerini çokça önemseyen bir kütüphaneci olarak, detaylandırılmış ve sistematik bütünlüğü sağlanmış konu başlıkları şablonlarının uzun vadede gerek kütüphaneye gerekse kullanıcılara kazanımlar sağlayacağı kanısındayım.

Gelelim önemli meseleye. Bu işi kim kotaracak? Elbetteki biz kütüphaneciler! Nasıl mı?

Hali hazırda, ÜNAK “Konu Başlıkları Listesi” ile konu başlıkları üstüne zaten çalışmalarını sürdürmektedir. ÜNAK yetkililerinin “Kataloglama Politikası Örneği ve Konu Başlıkları Şablonları” için gönüllü bir ekip kurması, hedefe ulaşmak için atılacak ilk ve önemli bir adım olarak düşünülebilir.

Saygılarımla.

Müslüm YURTSEVEN

10.12.2018

Paylaşmak önemsemektir!

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Abone ol  
Bildir