Bilimsel Araştırma Çıktılarında Adres Gösterimi Sorunsalı ve Çözüm Önerileri Üstüne

Yakın bir geçmişte meslektaşımız Cem ÖZEL “Nobel ödüllü bilim insanımız Aziz Sancar’ın eksik atıf sorunu” başlıklı bir yazı kaleme almıştı. İçeriği ve anlatımıyla yazı, oldukça dikkat çekiciydi. Yazıyı okuduktan sonra kim nasıl aksiyon aldı bilmiyorum; ama yazı öncesinde meslektaşımla görüşebilme olanağım olduğu için – ki kendimi çok şanslı hissettim – konuya ilişkin hemen bir rehber hazırlayarak Üniversite yönetimi başta olmak üzere, öğretim elamanlarını bilgilendirdik. Söz konusu atıf olunca herkes pür dikkat kesildi!

Yaptığımız incelemede Üniversitemiz atıf sayılarında ciddi eksiklikler tespit ettik. Örneğin ortak yazarlı (yazarların 3’ü Üniversitemiz mensubu) bir makalede 5 adet eksik atıf tespit etmiştik. Eksik atıflar için birtakım formları doldurup yetkililere ulaştırdık. Kısa bir zaman sonra da eksik atıfların giderildiğini gördük. Doğal olarak araştırmacının ve Üniversitenin atıf hanesi yükseldi.

Özel’in yazısının kaleme dökülme vesilesi olarak görebileceğimiz tam da aşağıdaki ifade:

“Ne demek istiyorum eksik atıflarla? Diyelim ki bir makale yazdım. Siz de makalemi okudunuz ve kendi makalenizde kullanacaksınız. Kaynakçanızda göstereceksiniz yani atıfta bulunacaksınız; ama gelin görün ki, benim yazdığım makalenin bibliyografik bilgilerini kendi kaynakçanızda eksik ya da hatalı yazdınız. Mesela sayfa sayısını ya da yıl bilgisini yanlış girdiniz. Bu durum editörlerin de gözünden kaçmış olsun. İşte zurnanın “eksik atıf” dediği yer, tam da burası.”

Dikkat çekici unsur, atıf verilen makalenin bibliyografik kayıtlarda yapılan yanlışlar! Peki bu düzeltmeler yapıldı, yarın aynı hatayı başka araştırmacının yapmayacağından emin miyiz? Bilemiyorum. Web of Science atıf birleştirmesi yaparken, yapılan atıf yanlışını “atıf varyantı” olarak sisteme işliyor mudur? Bilemiyorum? Ancak bu problem ciddiyetini koruyarak karşımızda duruyor!

Aslında yukarıdaki kısım yazının girizgahını oluşturuyor.

Üniversitelerin bibliyometrik atıf veri tabanlarında yaşadıkları sorunlardan biri de “adres” gösterimidir. Bibliyografik kayıtlardaki yanlışlar nasıl “atıf sayısını” etkileyip problem yaratıyorsa; makalelerde araştırmacıların “adres” beyanları da aynı doğrultuda problem teşkil ediyor.

Kuvvetle muhtemel bibliyografik veri tabanlarında üniversite adres birleştirmesini pek çok meslektaşım yapmıştır; ancak sistemde öyle adres yazımları var ki… Bunları gün yüzüne çıkarmak oldukça güç! Her ne kadar bibliyografik veri tabanları “adres varyantları”nı birleştirse de düzeltilmeyi bekleyen çokça kaydın olduğu kanısındayım.

İskenderun Teknik Üniversitesi ile ilgili çarpıcı bir örnek durumu özetlercesine karşımızda duruyor.

Yazarın veya editörün dalgınlığa gelmiş olacak ki adres kısmı yukarıdaki gibi beyan edilmiş. Bu makalenin atıf sayısı da yüksek! Ancak adres birleştirmesi yapmadan atıflar Üniversite hanesine yazılmıyor.

 

Peki ne yapmalı?

Yazarlar için ORCID, makaleler için DOI gibi tanımlayıcılar pek çok sorunun önüne geçti gibi; ama kurumlar için tanımlayıcı bir numaranın olması artık kaçınılmaz gibi! Öyle ki araştırmacılar adres bilgisi kısmına araştırma kuruluşu kodunu yazmalı. Bu kodla birlikte adresin açık yazımı da verilmelidir.

Araştırma kuruluşu kodu nasıl oluşturulacak? Bu kodun organizasyonunu kim örgütleyecek?

 

Research Organization Registry (ROR)

“Araştırma Kuruluşu Kaydı (ROR), araştırma kuruluşları için açık kalıcı tanımlayıcıların küresel, topluluk liderliğindeki bir kaydıdır. ROR, herkesin veya herhangi bir sistemin kurum adlarındaki belirsizliği ortadan kaldırmasını ve araştırma kuruluşlarını araştırmacılara ve araştırma çıktılarına bağlamasını kolaylaştırır.” (https://ror.org/about/)

Araştırma kuruluşları için ROR aslında böyle bir adım atmış. Pek çok kurumun tanımlayıcı tekil numarası var. Şuan sadece tek kırılım üzerinde yoğunlaşmış. Yani sadece araştırma kuruluşlarını tanımlıyor. Üniversiteler için fakülte, bölüm kırılımları şu an yok; ama fakülteleri ayrı kod ile araştırma kuruluşuna bağlayabiliyorsunuz.

Bunun yanı sıra ROR’da ISNI, Wikidata gibi tanımlayıcı alanları da kendi bünyesinde bulunduruyor. Sistem API üzerinden veri transferini destekliyor. Wikidata alanından araştırma kuruluşunuzla ilgili eksik tüm bilgileri tamamlama olanağınız var.

ROR’un araştırma kuruluşları için kolaylık sağlayacağı apaçık. Bilimsel çalışmaların içerikteki adres kısımlarına ne zaman entegre edilir bilmiyorum?

ROR’un yanı sıra – belki de ROR ile entegre edilecek – Üniversiteler ve buna bağlı fakülte ve bölümler için şöyle bir şey geliştirmek olanaklı olabilir.

YÖK’ün öncülüğünde tüm üniversitelerde böyle bir kodlama sisteminin geliştirilerek bilimsel araştırmalarda kullanılmasının, verinin yönetimi başta olmak üzere pek çok konuda kolaylık sağlayacağı kanısındayım.

Bu konuda siz ne düşünürsünüz?

Paylaşmak önemsemektir!

Bir yanıt yazın

E-Posta adresiniz yayınlanmayacaktır.